u?
Hilafeti ve Halifesiz Müslümanların Velayetini üstlenmemizin 508. Yılı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Halife Seçmesinin 102. Yıldönümünde Hilafet Günü/Haftası’nda Taleblerimiz;

Devletin Dini İslam yeniden olmalı ve anayasa, yasalar yönetmelikler İslam’a aykırı olmamalı
Hilafet mâna ve mefhum olarak kalkmadı TBMM uhdesindedir Şûrâ meclisi Diriltilmeli
Gaspedilen hilafet paraları diyanete devir ve Osmanoğulları’nın malları iade edilmeli
Hindistan Hilafet Fonu ve ümmetin paralarıyla kurulan iş bankasi CHP hisseleri Diyanete
12 Haziran 1924’den itibaren satılan işgal edilen başta puthane yapılan aziziye camii olmak üzere ücbin/3856 Camii mescid vb tüm malların iadesini
Her din sahibinin Kendi dini hukukuna göre işlem yapabilmesi imkanı
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın özerk bağımsız olması Seçim ile vazifelendirilmesi
Tatilin pazar günü yerine cuma gününe alınmasını, CHP ilkeleri anatasa yasalar ve tüm müfredattan kalkmalı
GENDER/TCE/TCA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği veya Adaleti maskeli eşcinsel sapikliklar yasaklanmalı. 85 milyon cinsi sapıklığı teşvik eden GENDER’siz kimlik verilmeli
17Mayıs 1990’dan beri eşcinselliği teşvik eden WHO/DSÖ kapatılmalı
içki kumar şehvet terörü teşhircilik zina fuhuş KAOS/GLPTİAPEZ lobi faaliyetleri yasaklanmalı terör soykırım ve casusluktan cezalandırılmalı ve tüm mal varlıklarına el konulmali
Faiz/Riba libor Forex tefecilik yasaklanmalı
Kısas uygulamasi kanunlasmali başta olmak üzere isteyene İslam hukuku uygulanmalı
Bozgunculuk çıkaranlar darbeciler (terörist ittihatçı hareket ordusu mensubları kabirdekiler dahil) asilmali, elleri ayakları çaprazlama kesilmeli veya sürgüne
Siyasetçiler ve yöneticiler her yıl mal varlığı artışı beyanıyla denetlenmeli
Tüm resmi ve yarı resmi kurumlara rüşvet almak/vermek heykellere putlara, kamalizme laikliğe tapmak şirk ve zulümdür. Putlardan ve ölülerden yardım isteyenler müşahede altına alınmalı
3/6Mart2025

Adem Çevik, @EZANplatformu @ADALETplatformu @HilafetPlatform @HakBirr @KurtulusKuranda Sözcüsü

https://t.iss.one/EZANplatformu t.iss.one/SectikleriniDenetle

https://www.akasyam.com/mobil/isbanktaki-chp-isgali-sonlandirilmali-185257/

https://www.nethaberler.com/haber-tbmmye-cagri-siyonizmi-kemalizmi-ve-putperestligi-yasakla-67612

@TBMMresmi @NumanKurtulmus @RTErdogan @tcbestepe @tihek_kurumsal @TRombudsman
Çocuk İstismarının Kılıfı Pedofili Teşhircilik Tacizcilik Sapıklık Teşvikcisi: Lanzarote Sözleşmesi Fesh Edilmelidir
TÜRKİYE AİLE MECLİSİ: SİYONİZM DAYATMASI LANZAROTE SÖZLEŞMESİ ÇOCUKLARI FUHŞU şehvet terörü teşhirciliği tacizciliği SAPIKLIĞI PEDEFOLİYİ ve ÇOCUK İSTİSMARINI TEŞVİK EDİYOR ACİLEN SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLMELİYİZ ÖNCEAHLAK ÖNCEAİLE  SEFERBERLİĞİ BAŞLATMALİYİZ CİNSİ SAPIKLIKLARI YASAKLAYARAK TERÖR SOYKIRIM KAPSAMINA ALARAK MAL VARLIKLARINI AİLE FONU'NA AKTARMALIYIZ 25 Ekim 2007'de İspanya'nın Sömürgesi Lanzarote Adası'nda Avrupa Konseyi üye devletleri ile Türkiye'nin de içerisinde olduğu çok sayıda ülke arasında 'Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi' imzalandı. Sözleşme'nin 3 mart2010 tarihinde onaylanması ve 18 Temmuz 2011'de  yürürlüğe girmesinin ve Aileyılı münasebetiyle Türkiye Aile Meclisi ve Dünya Çocuk Hakları Derneği tarafından önemli bir uyarıcı açıklama geldi. Türkiye Aile Meclisi ve Dünya Çocuk Hakları Derneği, "Lanzarote Sözleşmesi; çocuklarımızı fuhşa, pedofiliye, sapıklığa sürüklüyor!" diyerek sözleşmenin feshedilmesi gerektiğini kaydetti.
AhlaklıNesil KuranNesli AsımNesli AkıncıNesli için; Aileyi Nesli Dili Dini Devleti korumak AND için önceAhlak şiarındaki tüm halkımız ailece vazifeye davet ediyoruz

Türkiye Aile Birliği ve Dünya Çocuk Hakları Birliği AİLE YILI Lanzarote bülteni 3MART2025
BASINaciklamasi.t.iss.one SectikleriniDenetle.t.iss.one

https://www.akasyam.com/mobil/cocuk-istismarinin-kilifi-sapiklik-tesvikcisi-lanzarote-sozlesmesi-fesh-edilmelidir-194991/#

Uluslararası sözleşmeler ve yasalar fıtrata, inancımıza, hukuka uygun olmadığı müddetçe, aile yıkan, fıtrata aykırı Lanzarote, Cedaw, İstanbulSözleşmesi/6284 İKLİM DSÖ ve Toplumsal Cinsiyet gibi ifsat dayatmalatı operasyonları durdurulmadıkça çocuklarımızı sapkın lobilerden korumamız mümkün olmaz. Türkiye Aile Meclisi ve Dünya Çocuk Hakları Derneği Başkanı Adem Çevik ve Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ebubekir Esad Baş tarafından yapılan yazılı açıklamada küçük yaştaki çocukların fuhşa, pedofiliye sürüklendiği ve küresel sapkın şebekelerden Kaos/GLPTQ terör ve soykırım lobisine alenen teslim edildiği vurgulandı. Yapılan açıklamada, 6084 ve 6284 nolu yasayla halen yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi'nde Lanzarote Sözleşmesi'ne atıfta bulunulduğu da belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "‘Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması’ başlığını taşıyan ve Uluslararası bir sözleşme niteliğinde olan Lanzarote Sözleşmesi, 25 Ekim 2007 yılında İspanya’nın müstemlekesi olan ‘Lanzarote Adası’nda Avrupa Konseyi öncülüğünde AB Konseyi Üye Devletleri (Almanya, İtalya, Belçika, İngiltere, Fransa…) ile diğer bazı Devletler (Türkiye, ABD, Japonya, Tunus, Rusya…) arasında imzalanmıştır. Türkiye’de sözleşme 6084 sayılı kanun ile 3mart2010'da onaylanmış ve 25/10/2010 tarihinde kanunlaşmıştır. Dolayısıyla dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan Lanzarote Sözleşmesi 10 Eylül 2011 tarihinde 28050 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

22şubat2021 tarihinde anayasa mahkemesine ve İstanbul savcılığına tahrifat suç duyurumuz ve reisi cumhurumuzu haliç kongre Merkez'inde 1haziran2020'de bizzat uzarımız üzerine istanbul sözleşmesi 20mart2021'de resmen yürürlükten kaldırıldığı için 6284,6084 nolu yasalar ve cinsiyetsiz toplum GENDER KİMLİK dayatması da hukuken yok hükmündedir.
https://bncmedyahaber.com/m-haber-7213.html
https://www.akasyam.com/yazi/gender-tanimi-din-ahlak-ve-hukuka-aykiri-9162.html

“ÇOCUKLARIN KÜRESEL MODA ENDÜSTRİSİNE KURBAN EDİLMESİ…
”Sözleşmenin ‘sözde’ amaçları her ne kadar; çocukların cinsel sömürü ve istismara uğramasını engellemek ve bu konuda ulusal-uluslararası iş birliği gerçekleştirmek, çocuk pornografisi ve fuhşunu yasaklamak ve bunun için gereken her türlü tedbiri almak, çocukların psiko-sosyal gelişimi açısından yıkıcı olabilecek etkilerini ortadan kaldırmak, bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması yoluyla gerçekleştirilebilecek çocuk pornografisi ile mücadele etmek, çocukların iyilik ve menfaatlerini en üstün de
ğer olarak kabul etmek, önleyici-koruyucu ceza hukuku alanı oluşturmak, şeklinde ifade edilse de asıl hedefinin çocuklar için cinsel rıza yaşını düşürerek her türlü cinsel aktiviteye ortam hazırlanması ve çocukların küresel moda endüstrisine kurban edilmesi, müsait hale getirilmesi ile ilgili olduğu, sözleşmenin istisnai maddeleri incelendiğinde net bir şekilde ortaya çıkacaktır.

SÖZLEŞMENİN HEDEFİNDE ÇOCUKLAR VARBurada ifade edilmesi gereken bir diğer önemli husus da hiç şüphesiz Lüksemburg Raporu’dur. Tam adı ‘Çocukların Cinsel Sömürü ve Cinsel İstismardan Korunması Terimler & Kavramlar Kılavuzu’ olan söz konusu rapor; BM Çocuk Hakları Sözleşmesi (1990), çocukların cinsel sömürü ve istismara karşı korunması amacıyla oluşturulmuş 2011/93 sayılı AB Direktifi (2011), Lanzarote Sözleşmesi (2007) ve çocuk haklarına dair oluşturulmuş daha nice sözleşme ve bildirilerin içeriğini oluşturan cinsel istismar, cinsel sömürü ve suiistimal, çocuk pornografisi, cinsel şiddet, genç yaşta/zorla evlilik, cinsel eğilim hakkı, hazırlama (Çocuğun cinsel amaçlar için teşviki), cinsel içerikli mesajlaşma gibi kavramların açıklanması, bu konular üzerine çalışan tüm kişi ve kuruluşlara çalışmaları sırasında karşılaşabilecekleri farklı terim ve kavramları anlamaları ve kullanmalarına yardımcı olunması, cinsel sömürü ve istismar ile ilgili bu zamana kadar ortaya çıkmış kelime ve kavramlar ile ilgili evrensel anlamda kabul görebilecek bir terimler ve kavramlar kılavuzu oluşturulması amacıyla 28 Ocak 2016 yılında Avrupa Konseyi Sekretaryası, BM Çocuk Hakları Komitesi, BM Çocuklara Yardım Fonu (UNİCEF), Europol, INTERPOL, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) gibi kuruluşların da yer aldığı toplam da 18 kuruluşun temsilcilerinden oluşan ‘Kuruluşlar Arası Çalışma Grubu’ tarafından Lüksemburg’da kabul edilmiştir. Lanzarote Sözleşmesi’nin en önemli maddeleri ile ilgili Lüksemburg Raporu’na da atıfta bulunarak yaptığımız hukuki ve teknik tahlili içeren ‘Lanzarote Sözleşmesi ‘Hukuki Tahlil’’ raporumuzdan özetle; Lanzarote Sözleşmesi’nin asıl hedefinin ne olduğuna dair yaptığımız çalışma neticesinde ortaya çıkardığımız sonuçlar aşağıda özet şekilde ifade edilmiştir.

LANZAROTE SÖZLEŞMESİ’NİN ASIL AMACI
Uluslararası hukukun dünya çocuklarını cinsel sömürü ve istismara daha küçük yaşlarda iken nasıl açık ve müsait hale getirdiği, çocukların küresel moda endüstrisinin sömürü aracı olması için bazı uluslar arası metinlerin nasıl el birliği ile kaleme alınabildiği, en önemlisi de çocukların her türlü cinsel istismara, sömürü ve suiistimale karşı korunmasına yönelik kavramları, maddeleri ve amaçları sıralayan bu sözleşmenin, derinlerde gizlenen ve istisnai tutulan hükümleri ile nasıl paçavra haline dönüştüğü, gençliğimiz ve gelecek nesillerimiz açısından hayati öneme haiz bir konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak imzalanan böyle bir sözleşmenin nasıl dakikalar içerisinde TBMM tarafından kabul edilebildiği, tehlikenin; cinsel rıza yaşına ulaşmış iki çocuk arasında ve karşılıklı rızaya dayalı olarak cinsel aktivite, cinsel ilişki, pornografik performans üretimi, tedariki, temini, bulundurulması, saklanması, bilgi ve iletişim teknolojileri yöntemi ile pornografik sitelere serbest erişim konularında yaptırım öngörülmediği, saklı tutulabilecek bir hakkın tanındığı, serbestiyet sağlandığı ve nasıl uluslararası bir metin ile güvence altına alındığı, Cinsel rıza yaşına ulaşmış iki çocuğun pornografik performansına, çocuk pornosu üretimine, yetişkin birinin, rızaya dayalı olarak ve sömürü amacı dışında herhangi bir saik ile ilişkiye nasıl dahil olabileceği... (Somut örnek verilecek olursa; Bir ülkede sadece cinsel tatmin için rızai olarak bir araya gelmiş 13/14 yaşında iki çocuğun gösterdiği pornografik performansa (porno çekimi, üretimi, cinsel organ gösterimi ve dolayısıyla cinsel ilişki sayılabilecek her fiil) yetişkin bir şahıs bilerek ve isteyerek ‘katılabilir’ (dahil olma, izleme, etki, temas, yardım…) .

ÇOCUKLAR PODYUM VE DEFİLELERDE HER TÜRLÜ CİNSEL İSTİSMARA MÜSAİT HALE GETİRİLİYORSözleşmenin, bilgi ve iletişim teknolojileri yolu ile çocuk pornografisine
erişim noktasında taraf devletlere nasıl karışmadığı, taraf devletlerin bu konuda haklarını nasıl saklı tutabilecekleri, bilhassa bu hususa dikkat çekilerek devletlere nasıl imtiyaz tanındığı, sözleşmenin, ayrımcılığı işleyen ilgili maddesinde (madde 2) çocuklar hakkında cinsel eğilim hakkının meşruiyetinin nasıl sağlandığı, sözleşmenin ana temasının cinsel rıza yaşına ulaşmamış çocuklara yönelik cinsel istismar ve sömürüye karşı çıkılması noktasında toplanması ama cinsel rıza yaşına/yasal yaşa ulaşmış çocuklara yönelik ‘‘gelişim halindeki yeteneklerinin tanınması ve o yaştaki bir çocuğunda cinsel ilişkiye hakkı olduğu’’ gibi gerekçeler öne sürülerek aslında bir çocuğun cinsel ilişkiyi yaşama hakkının, cinsel istismara uğrama riskinden ve durumundan daha üstün ve gerekli olduğu anlayışı merkeze alınarak uluslararası bir metinle çocukların küresel moda endüstrisine nasıl el birliği ile kurban edildiği, çocukların podyum ve defilelerde her türlü cinsel istismara nasıl müsait hale getirildiği, Aileyi ifsad etme projesi olan İstanbul Sözleşmesi’nin giriş kısmında Lanzarote Sözleşmesi’ne nasıl gönderme yapıldığı ve Taraflar Komitesi’nde görevli birim isimlerinden bir tanesinin de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği birimi olması dolayısıyla 'AİLE'nin küresel savaşın odağı haline gelmesindeki detaylı ve tehlikeli bağlantıların nasıl ayyuka çıktığı, izleme, denetim, kontrol, yönlendirme ve yaptırım kudretine sahip Taraflar Komitesinin, 2011’ den bu yana 25 kez toplanması, toplamda 5 büyük faaliyet raporu düzenlemesi, çocukların ve Taraf Devlet temsilcilerinin katılımını da zorunlu tutarak nasıl 10’larca seminer, panel, konferans ve zorunlu anket çalışması düzenlediği,Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu’nu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 104. Maddesi: On beş yaşını doldurmuş ve on sekiz yaşından küçük olan iki çocuk arasında karşılıklı ve rızaya dayalı cinsel ilişkiyi yaptırım altına almayan bu madde, on beş yaşını doldurmuş ama on sekiz yaşından küçük bir çocuk ile karşılıklı rıza dahilinde on sekiz yaşından büyük bir yetişkin birey arasında yaşanan cinsel ilişki suçunu ‘şikayet şartına da bağlayarak’ yaptırım altına almıştır. (Yani 6 ay içerisinde şikâyette bulunulmadığında suç oluşmayacaktır. Bu aynı zamanda, on beş yaşını doldurmuş iki kişi evlenemez ama cinsel ilişki yaşayabilir demektir.) Dolayısıyla Türkiye’de cinsel rıza yaşının TCK’nın ilgili maddesi gereğince ‘15’ olarak kabul edilebileceği, şeklinde açıklanabilir ve sözleşmenin asıl amacı bu çerçevede ifade edilebilir.

AİLENİN VE ÇOCUĞUN KORUNMASINI MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR
Anayasa 41. madde gereği ailenin ve çocuğun korunmasını milli güvenlik meselesidir. Teşvik edilmesi gereken genç akran evliliklerinin yasaklanması gençlerimizin fuhşa cinsi sapıklığa teşvik edilmesi anlamına geliyor. 1881 doğumlu Selanikli Mustafa Kemalin 33 yaşındaki babası AliRıza ibrahimİhsan Efendi 10 yaşındaki Zübeyde Hanım ile 1871 yılında evlendi. 'Erken Evlilik', 'Çocuk Gelin' diyerek fuhuştan beslenenlere karşı 13/14/15 yaşındaki kızlarımızın siyonist kamalist PKK ve Cinsi Sapık Terör örgütlerinin çocuk istismarına sessiz kalınmamalı. Lanzarote Sözleşmesi’nin 49’uncu maddesinin 1’nci fıkrası, taraf devletlere tek taraflı fesih yetkisi tanımaktadır. Uluslararası Sözleşmelerden tek taraflı çekilmeyi öngören Cumhurbaşkanlığı tarafından 15/7/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 9 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. maddesine dayanılarak Lanzarote Sözleşmesi de derhal feshedilmelidir.”
3mart2025 cocukhaklari.t.iss.one KULHAKLARi.t.iss.one 05327036115 05322033274

@tcbestepe @RTErdogan @iletisim @tcailesosyal @MahinurOzdemir @ztarikdaroglu @yilmaztunc @adalet_bakanlik @TRombudsman @tihek_kurumsal
Çocuk İstismarının Kılıfı Sapıklık Teşvikcisi: Lanzarote Sözleşmesi Fesh Edilmelidir https://www.akasyam.com/cocuk-istismarinin-kilifi-sapiklik-tesvikcisi-lanzarote-sozlesmesi-fesh-edilmelidir-194991/
Siyonizm Kamalizm Kabirizm LAisizm yahudilik masonluk ATAizm PUTizm içki kumar Fuhş GLPTZ UK $ U$A Terörüne Soykırımına insanlıkSuçuna DurDe DevletinDiniislam
@TBMMresmi @RTErdogan'a ÇAĞRI!
https://www.akasyam.com/ailemizi-ve-devletimizi-korumak-icin-sapiklik-batakligi-kurutulsun-184405/
8/14/20Mart 6284 cinsel bölücülük aileyi yoketme Terörüne durde!

12mart İstiklalMarşı
13mart Fulbright
16mart İstanbul işgali
18mart Zafer!
26RAMAZAN932 EZANyasak
27mart 70/71 oyla içkiyi yasaklatan alişükrü katledildi...

Cinayeti şiddeti teşvik eden içki kumar YASAKLANSIN!
AİLEM: Siyonizmin Aileyi Nesli Dini yokeden 6284 Fitnesi iptal edilmelidir!

Toplumsal Cinsiyet TC/GENDER TCE/TCA 6284 Maskesiyle Cinsi Sapıklık Teşvik Ediliyor! Aile Yok Ediliyor 6284 Yasası yok hükmündedir İptal Edilmeli!

https://x.com/AdemCevik/status/1898729482422272063?t=wNTz1BckJkVeReTr1z0Rtw&s=08

Türkiye Aile Meclisi mütevelli başkanı Prof. Dr. Sefa Saygılı: Toplumsal Cinsiyet TC/GENDER TCE/TCA 6284 Maskesiyle Cinsi Sapıklık Teşvik Ediliyor! Aile Yok Ediliyor 6284 Yasası yok hükmündedir İptal Edilmeli!

Milletimize ve özellikle aile yapımıza tahrip edici etkisinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız 8/14/20 Mart 2012'de yasalaşan İstanbul Sözleşmesi’ni 20.03.2021 tarihinde feshetmişti. Ancak İstanbul Sözleşmesi’nin dayattığı 6284 nolu yasanın insanımıza ve aileye verdiği vereceği zararlar tartışılmamıştır.
Her ne kadar stratejik derinlik uzmanı namıyla müsemma Ahmet Davutoğlu’nun önderliğinde imzalanmış ise de, bu sözleşmeye asıl sahip çıkanların başta HDP ve CHP ile feminist örgütler ve GLPTZ+  bireylerinin olduğu apaçık ortadadır. Rusya Federasyonu’nun, birçok Avrupa ülkesinin dahi ahlakını, inancını, kültürünü kökünden kazıyacak olan İstanbul Sözleşmesi’ni reddedip / karşı durmalarına rağmen kadim medeniyetimizin bir kısım mensuplarının sözleşmeyi desteklemeleri ise en azından saflık veya aldatılmışlık olarak değerlendirilmelidir.
İstanbul Sözleşmesi 11 Mayıs 2011 tarihinde dönemin Dışişleri Bakanı sıfatıyla Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu tarafından imzalanmış ve 14 Mart 2012 tarihinde TBMM’de oy birliği ile kabul edilip onaylanarak, 1 Ağustos 2014 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Türevi ve uygulama kanunu olan 6284 sayılı yasa 2012 yılında yürürlüğe konulmuştur. Ayrıca Yeni Türk Medeni Kanunu, Yeni Türk Ceza Kanunu, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile yönetmelikler, kurumlar, idari ve yargı kararları ile İstanbul Sözleşmesi fiilen yürürlüğü/uygulaması devam etmektedir.İstanbul Sözleşmesi’nin feshi tek başına yeterli değildir. Zararları bakımından dünyada eşi ve benzeri olmayan, hatta İstanbul Sözleşmesi’ni dahi aşan hükümler barındıran 6284 sayılı kanunun da derhal yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.
6284 sayılı yasa (m.1 f.2/a) İstanbul Sözleşmesi esas alınarak hazırlanmıştır. Sözleşme fesih edildiğine göre, yürürlükte bulunan yasanın iç hukukta dayanağı kalmamıştır.
Delilsiz/belgesiz, kocanın/babanın 6 aya kadar ortak konuttan uzaklaştırılması, 6 aya kadar tazyik hapsi, arabuluculuk ve uzlaşma hükümlerinin yasaklanması, sadece kadının beyanının esas alınması, pozitif ayrımcılığın uygulanması sonucu insanımız ağır mağduriyetler yaşamaktadır.
Dünya düzeni neyin, nerede ve kimin/kimlerin eliyle yapılacağını iyi hesap ediyor. Mukaddes şehrimiz İstanbul’un seçilmesi tesadüf değildir. Yüce Peygamberimizin (s.a.v) fetih müjdesi ile şereflenmiş belde olan İstanbul’da imzalanması ve adının İSTANBUL SÖZLEŞMESİ konulması fethin intikamı olarak değerlendirilmelidir.
İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı yasayı anlama kılavuzuna ihtiyaç bulunmaktadır. İstanbul Sözleşmesi’nin dayattığı 6284 sayılı yasanın zararlarını anlamak için, öncelikle feministlerin söylemlerine, Mor Çatı Derneği’nin sosyal medya hesaplarına, GLPTZ+ dernekleri ile KAOS GL internet sitesine ve kullandıkları slogan ve taşıdıkları dövizlere bakılması yeterli olacaktır.  Sözleşme ile toplumsal cinsiyet eşitliği toplumsal cinsiyet adaleti TC/GENDER TCA/TCE adı altında cinsi sapıklıklar meşrulaştırılmaktadır. Biyolojik cinsiyetin karşısına konulan toplumsal cinsiyet GENDER kavramı; toplumu, insanımızı ve ailemizi iğfal ve ifsat etmektedir. Mor/yeşil feministler ile GLPTİQZ+ bireyleri kol kola gökkuşağı flamaları ile onur (!) yürüyüşündeler.
İstanbul Sözleşmesi, 3. dalga feminist ideolojinin manifestosudur. İstanbul Sözleşmesi “kültür, töre, din, gelenek ve namus” değerlerinin kökünün kazınması için hazırlanmıştır.  İçimizdeki feministler ve GLPTZ sevicileri İstanbul Sözleşmesi’ni ve uzantı yasası 6284 sayılı yasayı anlamıyor veya anlamak istemiyor. Halen “Kadın hakları”  ve/veya “Kadına şiddeti önleyen sözleşme” olduğunu zannediyorlar. Hâlbuki sö
zleşmenin asıl hedefi, GLPTİQZ bireylerini meşrulaştırmak ve sınırsız cinsel özgürlüğü sağlamaktır. İstanbul Sözleşmesi kesin olarak fesih edilmeli ve sözleşmenin uzantısı olan 6284 sayılı yasa yürürlükten kaldırılmalıdır. Aileyi, kadını ve çocukları en üstün seviyede şiddetten ve istismardan koruyacak, tabii/evrensel hukuk ilkelerine uygun yasalar yapılmalıdır. Hakkaniyetli yasalar,  adil ve doğru yargılama, ahlak seferberliği ile şiddeti önleyebilir, huzur ve sükûnu temin edebiliriz. Aksi halde toplum çöker ve aile biter. 
Prof Dr Sefa SAYGILI
Türkiye Aile Meclisi Türkiye Aile Birliği mütevelli heyet başkanı

TurkiyeAileBirligi.t.iss.one

https://antiGENDERhareketi.t.iss.one 05322467411

SEDE sectiklerinidenetle.t.iss.one 05322033274

milliirade.t.iss.one 05327036115

[email protected]
Siyonist AmeriKan dayatması Fulbright Eğitim sistemi Fetöcü ve siyonist hain terörist yetiştiriyor

Fulbright Erasmus iptal edilsin Varoluş Savaşımızı kazanmak için; önceAhlak HAKK Adalet iyilik temelli Müfredatı uygulansın. Milli Eğitimi, Çocuklarımızı Türkiye’mizi Siyonizm Terörizm esaretinden kurtarın!

Türkiye Aile Meclisi Başkanı Adem Çevik:

Fulbright Erasmus iptal edilsin Varoluş Savaşımızı kazanmak için; önceAhlak HAKK Adalet iyilik temelli Müfredatı uygulansın. Milli Eğitimi, Çocuklarımızı Türkiye’mizi Siyonizm Terörizm esaretinden kurtarın!


Türkiye Okul Aile Birliği’nden Cumhurbaşkanı’na, TBMM’ye ÇAĞRI: Eğitim müfredat islamileşmeli! Ülkemizi siyonizm terörizm AB/ABD esaretinden kurtarın Fulbright Erasmus TC/Gender iptaledin
Meğer ‘milli’ sandığımız eğitim siyonist Amerikan’mış! Milli Eğitim AB ve ABD’ye emanet! Evanjelist Büyükelçiler ne derse o oluyor
13 Mart 1950 tarihinde kabul edilip 18 Mart 1950 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5596 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti arasında imza edilen Anlaşma gereğince temin edilen paraların kullanılmasına dair Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile terörist işgalci ABD arasında imzalanan anlaşmanın onanması hakkında Kanun” Kamuoyunda Fulbright eğitimde sömürge anlaşması olarak bilinen anlaşma Amerika’ya ajan ülkemize mankurt hain yetiştiriyor. Yüz yıldır işgalcilerin dili dini dayatılıyor!..

27Şubat 1946’da Kahire’de imzalanan sömürgecilik antlaşmasını çöpe atarak bağımsızlığımızı tescillenmeli, milli olmayan eğitim sistemimizi emperyalizmin pençesinden kurtarmalıyız.
27 Aralık 1949 yılında Türkiye ve ABD hükümetleri arasında eğitim komisyonu kurulması hakkında bir anlaşma imzalandı. Milli eğitim sistemini altüst eden, eğitimi ABD kültürünün hizmetine sunan bu anlaşma, CHP Diktatörlüğünün 2. Diktatör Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından imzalanmıştır. Üstelik 152,5 Milyon dolarlık Marshall yardımı karşılığında! İstanbul Sözleşmesi’nden daha tehlikeli olan Fulbright Anlaşması’yla eğitim ABD’ye teslim edildi.
Toplum mühendisliği için ABD eğitimi ele geçirdi.

DEVLETİMİZ VE GELECEĞİMİZ İÇİN FULBRİGHT LOZAN LAİSİZM İHANETİNE SON VERMELİYİZ!

13 Mart Basın Açıklaması

https://TurkiyeOkulAileBirligi.t.iss.one# SectikleriniDenetle.t.iss.one milliirade.t.iss.one

Siyonizm ve AB/D Esaretinden Kurtuluş için; Fulbright Erasmus LAisizm Kamalizm iptal edilmeli!
Milli Eğitimi, Çocuklarımızı Türkiye’mizi Siyonizm Terörizm esaretinden kurtarın!
Türkiye Okul Aile Birliği’nden Cumhurbaşkanı’na, TBMM’ye ÇAĞRI: Eğitim müfredat islamileşmeli! Ülkemizi siyonizm terörizm AB/ABD esaretinden kurtarın Fulbright Erasmus TC/Gender iptaledin
Meğer ‘milli’ sandığımız eğitim siyonist Amerikan’mış! Milli Eğitim AB ve ABD’ye emanet! Evanjelist Büyükelçiler ne derse o oluyor
27Şubat 1946’da Kahire’de imzalanan sömürgecilik antlaşmasını çöpe atarak bağımsızlığımızı tescillenmeli, milli olmayan eğitim sistemimizi emperyalizmin pençesinden kurtarmalıyız.
27 Aralık 1949 yılında Türkiye ve ABD hükümetleri arasında eğitim komisyonu kurulması hakkında bir anlaşma imzalandı. Milli eğitim sistemini altüst eden, eğitimi ABD kültürünün hizmetine sunan bu anlaşma, CHP Diktatörlüğünün 2.Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından imzalanmıştır. Üstelik 152,5 Milyon dolarlık Marshall yardımı karşılığında! İstanbul Sözleşmesi’nden daha tehlikeli olan Fulbright Anlaşması’yla eğitim ABD’ye teslim edildi.
Toplum mühendisliği için ABD eğitimi ele geçirdi.
Bilindiği gibi, 1947-49 yıllarında Sovyet tehdidine karşı Türkiye’yi bölgede kullanmanın ilk adımı olan Truman doktrini ve Marshall planı çerçevesinde Türkiye’ye yaklaşık 152,5 Milyon dolar yardım yapıldı. Bunun 147,5 Milyon dolarlık bölümü hava, kara ve deniz kuvvetlerinin modernizasyonu için kullanılırken, 5 Milyon dolar kadarı yol yapım çalışmaları için ayrıldı. Ne var ki bu yardım adı altında verilen paralar ağır anlaşmaları da beraberinde getirdi. ABD, bizden en mühim kurumlarımızdan biri olan “eğitimi” istedi. Kendi paramızla çocuklarımızı işgalcisine tecavüzcüsüne aşık yaptık mankurtlaştırdık
Çünkü Amerikan kültürünün aşıla
nması, zihinlerin köleleştirilmesi, uyuşturulması ve toplumda ciddi bir bilinç kaymasının yaşanması için eğitim bulunmaz bir fırsattı.
Öğretilmiş çaresizlik
Kendi paramızla ülkemize düşman mankurtlar casuslar yetiştiriyoruz…
27Şubat 1946’da Kahire’de imzalanan sömürgecilik antlaşmasını çöpe atarak bağımsızlığımızı tescillenmeli, milli olmayan eğitim sistemimizi emperyalizmin pençesinden kurtarmalıyız.
Eğitim ile geldiler basın yayın-propaganda ile devam ettiler ve ediyorlar.
Emperyalizm sömürgeleştirilmiş ülkelerin eğitim, medya, moda, kültür, sanat eliyle değişime uğratılması hareketidir.
Amerika 1830’larda Anadolu’nun ücra köşelerinde kolejleri vardır. Babasının hayrına yapmadı bunları. Buraya İngiliz-Yahudi kültürünü boca edecek ki burada üretilen mallara ihtiyaç duyulsun. Kültürünüzde hamburger, Coca Cola yoksa buna alıştırılmanız gerekir. Sadece yiyecek içecek değil onun arkasındaki bütün kültür dünyası da gerekir.
Sömürgeciler eğitimle kendilerini sömürülmeye hazır nesiller yetiştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Ülkemizde 13 Mart 1950 tarihinde kabul edilip 18 Mart 1950 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5596 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti arasında imza edilen Anlaşma gereğince temin edilen paraların kullanılmasına dair Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ABD arasında imzalanan anlaşmanın onanması hakkında Kanun” bize ışık tutabilir. Kamuoyunda Fulbright anlaşması olarak bilinen anlaşma bu şekilde başlıyor…
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın onanması hakkında kanun tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporuna (TBMM, 1950- 1/731) bakıldığında durumun vahameti ortadadır. İsterseniz o gün mecliste alınan kararın içeriğine bakalım. Gerekçede “Amerika Hükümeti, harpten sonra ordusu elinde kalan fazla malzemenin satışı için müteaddit devletlerle anlaşmalar yapmış ve gerek bu devletleri mezkûr satışların hasılatını dolar olarak ödemek külfetinden kurtarmak gerekse bu vesile ile Amerikan kültürünü yaymak gayesiyle, anlaşmalarla tahassül eden alacakların bu memleketlerde kültürel gayelere sarfını temin edecek kültür anlaşmaları imzalamıştır.” denilmektedir.
Rapordan olduğu gibi aktaralım: Bu anlaşma 27 Aralık 1949 tarihinde Ankara’da imzalanmış ve yukarıda mezkûr mektuplar da aynı zamanda imzalanarak teati edilmiştir.
Anlaşma tasarısı hulasaten şu hükümleri ihtiva etmektedir:
1. Amerika Hükümeti, Kahire Anlaşması ile borçlu bulunduğumuz meblâğın ödenmemiş bakiyesinin âzami yarısına kadar her hangi bir kısmının, Kültür Anlaşmasının derpiş ettiği gayelere sarf edilmek üzere, Merkez Bankasında açılacak hususi bir hesaba yatırılmasını talep edebilir.
2. Bir Eğitim Komisyonu tesis edilecek ve bu teşekkül yukarıda mezkûr hesaptaki parayı şu gayelerle sarf edilebilecektir:
A) Amerikalıların Türk okul ve üniversitelerinde ve Türklerin Amerika kıtası ve haricindeki Amerikan okul ve üniversitelerinde tahsil, inceleme ve tedris işleriyle iştigali için lüzumlu masrafları karşılamak;
B) Amerika’ya tahsile gidecek Türk talebenin yol masraflarını temin etmek.
3. Komisyon yukarda mezkûr eğitim işleri için programlar hazırlayacak ve bu hususta Amerikan Eğitim müesseseleriyle iş birliği yapacaktır.
4 Türk 4 ABD’liden oluşan komisyonun başkanı ABD Büyükelçisi
4. Komisyon, dördü Türk ve dördü Amerikalı olmak üzere sekiz azadan mürekkeptir. Amerika Büyükelçisi fahrî reistir. Türk azayı Türkiye Hükümeti, Amerikalı azayı Amerika Büyükelçisi tâyin ve azleder. Komisyon âzası bilâ ücret vazife görür.
ABD Dışişleri Bakanı komisyon kararlarını denetleme hakkına sahip
5. Komisyonun merkezi Ankara’dadır. Komisyon Türkiye ve Amerika Hükümetlerine senelik raporlar verir. Amerika Hariciye Nazırı Komisyonun kararları üzerinde murakabe (denetleme) hakkını haizdir.
6. Türkiye Hükümeti, Amerika Hükümetinden zaman zaman vâki olacak talepler üzerine, cem’an yarım milyon doların resmî kurdan Türk Lirası mukabilinde Merkez Bankası’ndaki hususi hesaba yatıracaktır. Ancak bir sene zarfında 250.000 dolar mukabilinden fazlasının bu hesaba
yatırılması talep edilmeyecektir.
Bu suretle, hem öğrencilerimizin Amerika’da tahsil görmesinin, hem Amerika’dan memleketimize öğrenci, profesör ve bilginlerin gelmesini temin ederek Türk ve Amerikan kültürlerini birbirine tanıtıp yaklaştırmak bakımından büyük mânevi faideler sağlayan, ayrıca da döviz olarak borçlu bulunduğumuz paranın bir kısmının Türk parası olarak memleketimizde sarfını derpiş eylemek bakımından maddî bir faide de temin eden iş bu anlaşmayı Hükümetimiz Yüksek Meclis’in tasdikine sunar. (TBMM, Dışişleri Komisyonu, Esas No. 1/731, Karar No. 14, 1950.)
Anlaşmayla eğitim ABD’ye teslim edilmiş oldu İşte o gün korkunç bir biçimde eğitimi maalesef ABD’nin hizmetine de sunmuş olduk. Kendi paramızla kendimizi bağımlı hale getiriyorduk. Milli eğitim sistemini CIA’ya bağlayan bu anlaşma ile ABD, ileriye dönük stratejik bir plan yapıyordu.
İnönü’nün pişmanlığı İğfal etmeye, başaramazlarsa işi sürüncemede bırakmaya çalışıyorlar
Yıllar sonra bu anlaşmayı imzalayan İsmet İnönü pişmanlığını şu cümlelerle ifade edecektir ama iş işten geçmiştir. “Hepsinin çevresinde uzman denen yabancılar dolu. İğfal etmeye çalışıyorlar. Başaramazlarsa işi sürüncemede bırakmaya çalışıyorlar. O da olmazsa karşı tedbir alıyorlar. Bir görev veriyorum sonucu bana gelmeden, Washington’un haberi oluyor. Sonucu memurlardan önce sefirden öğreniyorum.
Böyledir bu işler, peygamber edasıyla size dünyaları vaat ederler. İmzayı attınız mı ertesi günü gelmişlerdir. Personeli gelmiştir, teçhizatı gelmiştir, üsleri gelmiştir. Ondan sonra sökebilirsen sök. Gitmezler. Ancak bu sorunun üzerine vakit geçirmeden gitmek gerek. Yoksa ne bağımsız dış politika ne bağımsız iç politika güdemezsiniz. Havanda su döversiniz. Fakat sanmayın ki bu kolay bir iştir. Denediğinizde başınıza neler geleceği bilinmez…”
Oylar eşit çıkarsa, kararı ABD’li Büyükelçi belirliyor
Bilindiği gibi anlaşmanın ilgili maddesine göre komisyon; “4’ü Türkiye vatandaşı, 4’ü ABD vatandaşı olmak üzere 8 üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi, komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı verecektir!” Komisyonun ABD vatandaşı olan 4 üyesinden 2’sinin elçilikteki CIA ajanları arasından seçildiğini söylememize gerek yok sanırım.
Komisyonun görevi, müfredatı tayin etmek
Bu komisyonun görevi, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını yani programını belirlemekti.
Projenin mimarı, dönemin ABD başkanı Truman’ın meşhur doktrinini “eğitim ve kültür” alanında projelendiren kişi olan senatör William Fulbright’tı. 1946-1953 yılları arasında ABD Senatörü olarak görev yapan William Fulbright, daha çok Amerikan karşıtlığı yüksek ve yer altı kaynakları zengin olan Latin Amerika ülkelerine dönük projeleri ile bilinen sömürgeci bir isim.
Fulbright Komisyon bütçesi
1949 yılındaki kuruluşu itibariyle, Türk ve Amerikan Hükümetleri tarafından ortaklaşa oluşturulmaktadır. Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu, kurulduğundan bu yana yaklaşık 6.500 Türk ve Amerikalı öğrenci ile akademisyene burs olanağı sağlamıştır. Dünyada 150 ülkede 100bin. Bir öğrencinin yıllık masrafı 50.000 ellibin Amerikan doları.
Fulbright mezunu Türk öğrenci ve öğretim üyeleri, ABD’deki çalışmalarını tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönerek cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, işadamı maskesiyle Amerika için faydalı çalışmalar yapmaktadırlar.
Türkiye’ye gelen Amerikalı akademisyenler de, çeşitli dallarda gerçekleştirdikleri araştırmalar ve aldıkları eğitim ile alanlarına önemli katkılarda bulunmaktadırlar. Programlarını tamamlayıp ülkelerine dönen Fulbrightlılar, görev aldıkları önemli pozisyonlarda, Türkiye ile bağlarını sürdürerek, Fulbright’ın amacını uygulamış ve gerçekleştirmiş olmaktadırlar.
ABD ile ortak bir anlayış geliştiren ve CİA ile irtibatlı kişilerin ülkemize aidiyeti olabilir mi?
Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ETCEP
Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği maskesiye cinsiyetsiz AİLESİZ AHLAKSIZ toplum operasyonu bizler uyanıncaya ve uyarıncaya kadar devam etmiş adını değiştirerek TCE Toplumsal Cinsiyet Eşitliği maskesini kullanmay